Mirasçılık belgesi alındıktan ve mirasın kabul edilip edilmeyeceğine karar verildikten sonra sıra, miras kalan malların paylaşılmasına gelir. Bir ev, bir arsa, banka hesabı ve araç gibi farklı değerlerdeki malların birden fazla mirasçı arasında adil biçimde paylaşılması, uygulamada aile içi anlaşmazlıkların en sık yaşandığı aşamadır.
Bu yazıda paylaşmaya kadar mirasçıların mallar üzerindeki hukuki durumunu, anlaşarak paylaşma yollarını, anlaşma olmazsa açılacak davayı, sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki özel hakkını ve mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmaların paylaşmaya etkisini Yargıtay kararlarıyla birlikte anlatıyoruz.
Paylaşmaya kadar: Elbirliği mülkiyeti
Birden fazla mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşma yapılana kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir miras ortaklığı doğar. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve terekeye ait haklar üzerinde kural olarak birlikte tasarruf eder (TMK m.640).
Bunun pratikteki anlamı şudur:
- Mirasçılardan biri, miras kalan evi veya arsayı diğerlerinin rızası olmadan tek başına satamaz veya ipotek ettiremez.
- Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirli bir mal üzerinde ayrı ayrı payları yoktur; her mirasçının hakkı terekenin bütününe yayılır.
- Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını tek başına isteyebilir ve sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır.
Miras ortaklığına temsilci. Mirasçılar anlaşamıyor ve tereke işleri yürümüyorsa, mirasçılardan birinin istemiyle sulh mahkemesi paylaşmaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atayabilir (TMK m.640/3). Temsilci, örneğin kira tahsilatı veya terekeye karşı açılan davalarda ortaklığı temsil edebilir.
Cenin varsa paylaşma beklenir. Mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin (anne karnındaki çocuk) varsa, paylaşma doğuma kadar ertelenir (TMK m.643).
Anlaşarak paylaşma: Taksim sözleşmesi
Mirasçılar aralarında anlaşabiliyorsa en hızlı ve en az masraflı yol, terekeyi bir paylaşma (taksim) sözleşmesiyle bölüşmektir. Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yaptıkları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar (TMK m.676/1).
Geçerli bir taksim sözleşmesi için:
- Yazılı şekil şarttır (TMK m.676/3). Yargıtay'a göre adi yazılı şekil yeterlidir; noter şartı aranmaz.
- Bütün mirasçıların veya temsilcilerinin katılımı gerekir. Bir mirasçının bile katılmadığı sözleşme taksim olarak geçerli sayılmaz.
- Sözleşme, imzalandığı tarihte hâlâ paylaşılmamış miras mallarına ilişkin olmalıdır. Daha önce paylı mülkiyete çevrilmiş veya diğer mirasçıların onayıyla bir mirasçı adına tescil edilmiş mallar için taksim sözleşmesi sonuç doğurmaz (Yargıtay 7. HD, E. 2024/1396, K. 2025/2851, T. 27.05.2025).
Elbirliğinden paylı mülkiyete geçiş. Mirasçılar paylaşma sözleşmesiyle, malları bölüşmek yerine tereke malları üzerindeki elbirliği mülkiyetini miras payları oranında paylı mülkiyete de çevirebilir (TMK m.676/2). Bu durumda tapuda her mirasçının payı ayrı ayrı gösterilir ve mirasçılar kendi payları üzerinde tek başına tasarruf edebilir. Mirasçılardan biri bu dönüşümü sulh hâkiminden de isteyebilir; diğer mirasçılar haklı bir itiraz ileri sürmez veya süresinde paylaşma davası açmazsa, mahkeme elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verir (TMK m.644).
Miras payının devri. Bir mirasçı, payını diğer mirasçılardan birine devretmek isterse sözleşmenin yazılı yapılması yeterlidir. Payını mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye devretmek isterse sözleşme noterde düzenlenmelidir. Üçüncü kişi bu sözleşmeyle paylaşmaya katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m.677).
Anlaşma olmazsa: Paylaşma davası
Sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa, her mirasçı her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m.642/1). Bu hak bir süreye bağlı değildir.
Mahkemenin paylaşma yöntemi. Dava sulh hukuk mahkemesinde açılır. Mahkeme, terekedeki malları öncelikle aynen paylaştırır; aynen paylaştırma mümkün değilse satış yoluna gider. Mirasçılardan biri isterse hâkim, terekenin bütününü ve her bir malı göz önünde tutarak, imkân varsa her taşınmazın tamamını bir mirasçıya verir ve değer farklarını para ödenmesiyle denkleştirir (TMK m.642/2).
Örnek: Terekede değerleri yakın bir daire ve bir dükkân bulunan, iki çocuğun mirasçı olduğu bir durumda mahkeme, daireyi bir çocuğa, dükkânı diğerine verip aradaki farkı parayla eşitleyebilir. Böylece taşınmazların satılması gerekmez.
Erteleme. Paylaşmanın hemen yapılması paylaşılacak malın veya terekenin değerini önemli ölçüde düşürecekse, sulh hâkimi bir mirasçının istemiyle paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir (TMK m.642/3).
Dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HUAK m.18/B-1-b). Arabuluculuk süreci, satış aşamasındaki ihale kuralları ve 7589 sayılı Kanunla tüm malikleri mirasçı olan taşınmazlarda birinci artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılması kuralı, "Ortaklığın Giderilmesi Davası" başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki özel hakkı
Eşlerden biri öldüğünde, eşlerin birlikte yaşadığı konut ve ev eşyası miras malları arasındaysa, sağ kalan eş bunların mülkiyetinin miras payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m.652/1). Bu hak, eşin hayatını sürdürdüğü evden paylaşma nedeniyle çıkarılmasını önlemeyi amaçlar.
Bu hakla ilgili bilinmesi gerekenler:
- Bedelsiz değildir. Konut, eşin miras payına mahsup edilir. Konutun değeri eşin miras payını aşıyorsa, aradaki farkın diğer mirasçılara ödenmesi gerekir. Yargıtay da bu özgülemenin bedelsiz olmadığını vurgulamaktadır.
- Mal rejiminden bağımsızdır. Eşler arasında hangi mal rejimi uygulanıyor olursa olsun, sağ kalan eş mirasçı olarak aile konutu ve ev eşyasının kendisine özgülenmesini isteyebilir (Yargıtay 7. HD, E. 2024/1466, K. 2024/2731, T. 20.05.2024).
- Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı. Haklı sebepler varsa, sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin istemiyle mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına karar verilebilir (TMK m.652/2). Örneğin konutun değeri eşin miras payını çok aşıyorsa bu çözüm tercih edilebilir.
- Sınırı vardır. Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı mesleği sürdürmesi için gerekli olan bölümlerde sağ kalan eş bu hakkı kullanamaz (TMK m.652/3).
Uygulamada bu talep, diğer mirasçıların açtığı ortaklığın giderilmesi davasına karşı ayrı bir dava olarak da ileri sürülebilir.
Denkleştirme: Sağlıkta verilen mallar paylaşmaya etki eder mi?
Mirasbırakan, sağlığında çocuklarından birine ev almış, iş kurması için sermaye vermiş veya borcunu ödemiş olabilir. Kanun, bu tür karşılıksız kazandırmaları paylaşmada dikkate alarak mirasçılar arasında eşitliği sağlamayı amaçlar.
Kural. Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben aldıkları sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirme için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdür (TMK m.669/1).
Altsoya yapılan kazandırmalar. Mirasbırakanın altsoyuna çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek, bir malvarlığını devretmek, borçtan kurtarmak gibi karşılıksız kazandırmaları, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir (TMK m.669/2).
Denkleştirme nasıl yapılır? Geri vermekle yükümlü mirasçı, dilerse aldığı malı aynen geri verir; dilerse değeri payından fazla olsa bile bu değeri miras payına mahsup ettirir (TMK m.671). Mahsup hâlinde mirasçı malı elinde tutar, ancak paylaşmada payından o değer düşülür.
Örnek: İki çocuğu olan bir baba, sağlığında çocuklardan birine 1.000.000 TL değerinde bir daire bağışlamış ve geriye 3.000.000 TL'lik tereke bırakmıştır. Eş yoktur ve baba denkleştirmeden muafiyet tanımamıştır. Denkleştirmede bağışlanan daire de hesaba katılır: toplam 4.000.000 TL, her çocuğun payı 2.000.000 TL'dir. Daireyi alan çocuk tereke kalanından 1.000.000 TL, diğer çocuk 2.000.000 TL alır.
Mirasçılık sıfatını kaybeden bir mirasçının geri verme yükümlülüğü, onun yerine geçen mirasçılara payları oranında geçer (TMK m.670).
Yargıtay kararlarından örnekler
Taksim için tüm mirasçıların katılımı ve yazılı şekil şarttır. Yargıtay, taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için mirasbırakanın ölümünden sonra bütün mirasçıların veya temsilcilerinin iradelerinin birleşmesi gerektiğini belirtmiştir. Tüm mirasçıların taşınmazları paylaşıp her birinin kendi payına düşeni aldığı ve diğerlerinin paylarından karşılıklı olarak vazgeçtiği açık ve kesin olarak belirlenmedikçe taksim kabul edilmez (Yargıtay 7. HD, E. 2022/2018, K. 2022/5332, T. 20.09.2022; 10.12.1952 tarihli ve 2/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı atfıyla).
Adi yazılı şekil yeterlidir; ama yalnızca paylaşılmamış mallar için. Yargıtay, miras ortaklığına dahil taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı ve adi yazılı şeklin yeterli olduğunu kabul etmektedir. Ancak paylı mülkiyete dönüştürülmüş veya diğer mirasçıların onayıyla bir mirasçı adına tescil edilmiş mallar için sonradan yapılan taksim sözleşmesi sonuç doğurmaz (Yargıtay 7. HD, E. 2023/4675, K. 2024/119, T. 11.01.2024; aynı yönde E. 2024/1396, K. 2025/2851, T. 27.05.2025).
Aile konutu sağ kalan eşe özgülenebilir. Mirasçılar arasında ortaklığın giderilmesi davası sürerken sağ kalan eş, birlikte yaşadıkları bağımsız bölümün TMK m.652 uyarınca kendisine özgülenmesini istemiştir. Mahkeme bağımsız bölümün mülkiyetini eşe özgülemiş, Yargıtay kararı onamıştır. Kararda, eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun sağ kalan eşin bu talepte bulunabileceği, ancak özgülemenin bedelsiz olmadığı belirtilmiştir (Yargıtay 7. HD, E. 2024/1466, K. 2024/2731, T. 20.05.2024).
Sık sorulan sorular
Miras kalan evi kardeşlerden biri tek başına satabilir mi?
Hayır. Paylaşma yapılana kadar mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve kural olarak birlikte tasarruf ederler (TMK m.640). Tek bir mirasçının satışı geçerli olmaz. Elbirliği paylı mülkiyete çevrildikten sonra ise her mirasçı kendi payını satabilir; bu durumda diğer paydaşların önalım hakkı gündeme gelebilir.
Kardeşlerle sözlü olarak paylaştık, bu geçerli mi?
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TMK m.676/3). Yargıtay ayrıca tüm mirasçıların katılımını ve her birinin kendi payını aldığının açıkça belirlenmesini aramaktadır. Bu nedenle sözlü anlaşmaların yazılı hâle getirilmesi önemlidir.
Annem babamdan kalan evde oturuyor; kardeşlerim evin satılmasını isteyebilir mi?
Paylaşma her zaman istenebilir; ancak sağ kalan eş, aile konutunun miras payına mahsuben kendisine verilmesini veya haklı sebep varsa intifa ya da oturma hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m.652).
Babam sağlığında kardeşime ev aldı; bu miras paylaşımında dikkate alınır mı?
Altsoya yapılan malvarlığı devri gibi karşılıksız kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir (TMK m.669). Ayrıca kazandırma saklı payları zedeliyorsa tenkis davası, mal kaçırma amacıyla satış gibi gösterilmişse muris muvazaası davası da gündeme gelebilir.
Miras paylaşımı için dava açmadan önce ne yapmalıyım?
Önce mirasçılık belgesi alınmalı ve arabulucuya başvurulmalıdır; arabuluculuk bu uyuşmazlıklarda dava şartıdır (HUAK m.18/B-1-b). Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınarak tapuda tescil istenebilir.