İlamsız takipte borçlunun itirazı takibi durdurur; alacaklının, itirazı ortadan kaldırmak için iki yolu vardır: genel mahkemede itirazın iptali davası açmak veya takibin dayanağı belge uygunsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek. Borçlunun ise itirazın kaldırılması hâlinde veya takipten sonra başvurabileceği borçtan kurtulma, menfi tespit ve istirdat gibi yolları vardır.
Bu yazıda itirazın kesin ve geçici olarak kaldırılması, borçtan kurtulma davası, menfi tespit ve istirdat davaları ile takibin iptali veya taliki kanun hükümleri ve güncel Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmektedir. İtirazın nasıl yapılacağı "İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?", itirazın iptali davası ise "İtirazın İptali Davası ve İcra İnkâr Tazminatı" başlıklı yazılarda ele alınmıştır.
İtirazın kaldırılması: Genel çerçeve
İtirazın kaldırılması talebi icra mahkemesine yapılır. İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır (İİK m.18). İcra mahkemesi, talep üzerine iki tarafı davet eder ve kararını verir (İİK m.70).
Alacaklının bu yola başvurabilmesi için takibin dayanağının kanunda sayılan belge türlerinden biri olması gerekir. Belgenin niteliğine göre itiraz kesin olarak (İİK m.68) veya geçici olarak (İİK m.68/A) kaldırılır.
İtirazın kesin olarak kaldırılması (İİK m.68)
Takibin dayanağı:
- İmzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senet, ya da
- Resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge
ise, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68/1).
- Borçlunun belge ibraz edememesi. Borçlu itirazını varıt gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz yukarıdaki senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması talebi reddolunur (İİK m.68).
- İtiraz sebeplerinin sınırı. İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez (İİK m.63).
- Tereke borca batıklığı. Borçlu murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu hususta ilam getirmesi için kendisine uygun bir mühlet verilir (İİK m.68).
Yargıtay uygulaması. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m.68/1'e göre takibin imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî makamların verdiği bir belgeye dayanması gerektiğini; borçlunun borç doğuran hukukî ilişkiyi kabul etmesinin borcu kabul anlamına gelmediğini belirtmiştir. Fatura alacağına dayalı bir takipte borçlunun itiraz dilekçesinde borca, faize ve tüm fer'îlere açıkça itiraz ettiği, borcun açıkça kabul edilmediği gibi ödeme iddiasının da bulunmadığı bir uyuşmazlıkta Yargıtay, alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle itirazın kaldırılması isteminin reddi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 12. HD, E. 2023/2851, K. 2024/572, T. 18.01.2024).
Tazminat. İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.68, son fıkra; Yargıtay 12. HD, E. 2025/4447, K. 2025/7614, T. 25.11.2025). Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilen tazminat kalkar (İİK m.68, son fıkra).
İtirazın geçici olarak kaldırılması (İİK m.68/A)
Takibin dayanağı özel senet olup imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır (İİK m.68/A).
- Borçlunun duruşmada bulunması. Senet altındaki imzayı reddeden borçlu, takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içindeyse, mazeretini daha önce bildirip belgelemedikçe duruşmada bizzat bulunmak zorundadır.
- İmza incelemesi. Tatbika medar imza mevcutsa bununla; yoksa borçluya yazdırılacak yazı ve attırılacak imza ile yapılacak karşılaştırma ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hâkim gerekli gördüğünde bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.
- Para cezası. Borçlu mazeretsiz olarak duruşmaya gelmezse veya imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Borçlu, inkar ettiği imzayı itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin asılını ibraz ettiği celsede kabul ederse hakkında para cezası hükmolunmaz.
- Tazminat. İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü hâlinde borçlu, reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.68/A).
Geçici kaldırmanın sonuçları ve borçtan kurtulma davası (İİK m.69)
İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa, alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur (İİK m.69/1).
- Borçtan kurtulma davası. İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m.69/2).
- Depo şartı. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat ya da banka teminat mektubu vermesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur (İİK m.69/2).
- Sonuç. Borçlu bu süre içinde dava açmaz veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir (İİK m.69/3).
- Tazminat. Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir (İİK m.69, son fıkra).
Menfi tespit davası (İİK m.72)
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir (İİK m.72/1).
- Takipten önce açılan dava. Mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK m.72/2).
- Takipten sonra açılan dava. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilir (İİK m.72/3).
- Yargıtay uygulaması. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, konuya ilişkin bir kararında, takipten sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun devam eden takibi ihtiyati tedbirle durduramadığını, yalnızca yüzde on beş teminat yatırarak icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesini önleyebildiğini belirtmiş; ödeme emrine itiraz süresi içinde açılacak menfi tespit davası ile itirazla durmuş bir ilamsız takipten sonra açılacak davada hukukî yararın belirlenmesinin güç olduğunu vurgulamıştır (Yargıtay 3. HD, E. 2024/2162, K. 2025/1184, T. 26.02.2025).
- Tazminat. Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kalkar ve alacaklının geç ödeme nedeniyle zararı gösterilen teminattan karşılanır; zarar herhâlde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez (İİK m.72/4). Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip durur; borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun uğradığı zarar da alacaklıdan tahsil edilir ve bu zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (İİK m.72/5). Yargıtay, alacaklı lehine hükmedilecek tazminat için menfi tespit davasının kötü niyetli açılmış olmasının koşul olmadığını, ihtiyati tedbirin alacağın geç ödenmesine neden olacak biçimde uygulanmış olmasının yeterli olduğunu belirtmiştir; borçlu lehine tazminat için ise takibin haksız ve kötü niyetli olması aranmaktadır (Yargıtay 6. HD, E. 2022/4521, K. 2024/1782, T. 28.05.2024).
- İstirdata dönüşme. Borçlu, menfi tespit davası sırasında tedbir kararı almamış ve borcu ödemişse, dava istirdat davası olarak devam eder (İİK m.72/6). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre, ihtiyati tedbir kararı verilmemiş veya kaldırılmış olması nedeniyle dava sırasında borç alacaklıya ödenirse menfi tespit davası kanunun açık hükmü gereği kendiliğinden istirdat davasına dönüşür (Yargıtay HGK, E. 2019/3-536, K. 2022/43, T. 25.01.2022; Yargıtay 4. HD, E. 2023/7679, K. 2026/2102, T. 24.02.2026).
- Yetki. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (İİK m.72/8).
İstirdat davası (İİK m.72/7)
Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde, genel hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lâzım gelmediğini ispata mecburdur (İİK m.72/7, 72/8).
İhtirazi kayıtla ödeme. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borçlunun ödeme emri tebliğinden sonra takip dosyasına yaptığı ödemenin yanlışlıkla yapılmış bir ödeme sayılamayacağını; borçlunun icra dosyasına dosya borcunu ihtirazi kayıtla ödemesinin de iade talebine dayanak olamayacağını belirtmiş, borçlunun ancak genel mahkemede açacağı istirdat davası sonucuna göre ödediği parayı geri alabileceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, E. 2023/682, K. 2024/17, T. 24.01.2024).
Takibin iptali veya taliki (İİK m.71)
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'îlerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptalini veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir (İİK m.71/1). Borçlu takibin kesinleşmesinden sonra borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerse İİK m.33/A hükmü kıyasen uygulanır (İİK m.71/2).
Sık sorulan sorular
İtirazın kaldırılması hangi belgelerle istenebilir?
Takibin, imzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanması gerekir (İİK m.68/1).
Fatura alacağına dayalı takipte itirazın kaldırılması istenebilir mi?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, fatura alacağına dayalı bir takipte, borçlunun yalnızca borç doğuran hukukî ilişkiyi kabul etmesinin itirazın kaldırılması için yeterli olmadığını, alacağın İİK m.68'de yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, E. 2023/2851, K. 2024/572).
İtirazın kaldırılması talebi hangi sürede yapılmalıdır?
İtirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68/1, 68/A).
İtirazın geçici olarak kaldırılması hâlinde borçlunun önünde hangi yol vardır?
Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde, dava konusu alacağın yüzde on beşinin depo edilmesi şartıyla borçtan kurtulma davası açılabilir (İİK m.69/2).
Menfi tespit davası açılması icra takibini durdurur mu?
Takipten önce açılan davada, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat gösterilmesi karşılığında ihtiyati tedbirle takibin durdurulması istenebilir (İİK m.72/2). Takipten sonra açılan davada ise tedbirle takip durdurulamaz; yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir (İİK m.72/3).
Takip kesinleştiğinde borçlu olmadığı bir para ödenirse geri alınabilir mi?
Ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açılabilir (İİK m.72/7). İhtirazi kayıtla ödeme tek başına iade talebine dayanak oluşturmaz; geri alım ancak istirdat davası sonucuna göre mümkündür (Yargıtay HGK, E. 2023/682, K. 2024/17).