Borçlunun itirazı ilamsız takibi durdurduğunda alacaklı, alacağının varlığını mahkeme önünde ispat ederek itirazın iptalini isteyebilir. İtirazın iptali davası, takibin devamını sağlayan en yaygın yoldur. Ancak bir yıllık hak düşürücü süre, zorunlu arabuluculuk şartı ve icra inkâr tazminatının koşulları gibi birçok noktada hak kaybına yol açabilecek ayrıntılar içerir.

Bu yazıda itirazın iptali davasının niteliği, dava şartları ve süresi, davanın sonucu, icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve ihtiyati haciz ile ilişkisi güncel Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmektedir. İtirazın nasıl yapılacağı "İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?" başlıklı yazıda, itirazın kaldırılması ve borçlunun başvurabileceği yollar ise "İtirazın Kaldırılması, Borçtan Kurtulma ve Menfi Tespit Davası" başlıklı yazıda ele alınmıştır.

İtirazın iptali davasının niteliği

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir (İİK m.67/1). Alacaklı bu davada alacağının varlığını ispatla yükümlüdür; yani icra dairesinde başlayan takip, mahkemede genel yargılama usulüyle görülen bir dava hâline gelir.

İtirazın iptali davası, alacaklının itiraz sonrasında başvurabileceği iki yoldan biridir. Diğeri, takibin dayanağı belgenin niteliği elverişliyse icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasının istenmesidir (İİK m.68, 68/A).

Dava şartları ve süre

Bir yıllık hak düşürücü süre. Dava, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (İİK m.67/1).

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu; alacaklının itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açmaması hâlinde ilamsız takibin düşeceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, E. 2024/91, K. 2025/398, T. 25.06.2025).
  • Hak düşürücü süre hâkim tarafından re'sen dikkate alınır (Yargıtay 11. HD, E. 2024/6039, K. 2025/1034, T. 18.02.2025).
  • Süre, itirazın tebliğiyle başlar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği hâlde alacaklının itirazdan haricen haberdar olduğu varsayımıyla hak düşürücü sürenin başladığının kabul edilmesini ve davanın bu gerekçeyle reddedilmesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 11. HD, E. 2024/6039, K. 2025/1034).
  • Süreyi geçiren alacaklı. İtirazın iptali süresini geçiren alacaklının, alacağını genel hükümler dairesinde dava etme hakkı saklıdır (İİK m.67).

Zorunlu arabuluculuk. 1 Eylül 2023'ten itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamındaki alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (7036 s. Kanun m.3/1; 7445 s. Kanun m.41; Yargıtay HGK, E. 2025/255, K. 2026/11, T. 21.01.2026). Ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davalarında da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A; Yargıtay 11. HD, E. 2025/6363, K. 2026/3079, T. 01.06.2026).

Yetki. Yetki, İİK m.50 uyarınca HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, konuya ilişkin bir kararında, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 5. HD, E. 2024/11470, K. 2025/3495, T. 17.03.2025).

Davanın sonucu

  • Dava kabul edilirse: İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilir. Borçlunun itirazının haksız çıkması hâlinde, alacaklının talebi üzerine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir (İİK m.67/2).
  • Dava kısmen kabul edilirse: Alacağın likit olması koşuluyla, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilir (Yargıtay 9. HD, E. 2025/3120, K. 2025/5012, T. 16.06.2025).
  • Dava reddedilirse: Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, borçlunun talebi üzerine kötü niyet tazminatına mahkûm edilir (İİK m.67/2).

İcra inkâr tazminatı

İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, borçlu, diğer tarafın talebi üzerine, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir (İİK m.67/2). Tazminatın tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır (İİK m.67, son fıkra).

Yargıtay uygulamasında icra inkâr tazminatının koşulları şöyle belirlenmektedir:

  • Alacaklının talebi. Alacaklının talep etmiş olması gerekir (Yargıtay 9. HD, E. 2025/3120, K. 2025/5012).
  • Borçlunun itirazında haksız olması. Borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın mahkemede dava edilerek haklı çıkılması gerekir. İnkâr tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır (Yargıtay 3. HD, E. 2025/2098, K. 2025/5368, T. 17.11.2025).
  • Alacağın likit olması. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikte olmalıdır. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değilse, alacak likit değildir ve icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay 3. HD, E. 2025/2098, K. 2025/5368). Alacağın tespiti yargılamayı gerektiriyorsa alacak likit sayılmaz (Yargıtay 4. HD, E. 2021/17324, K. 2024/2703, T. 13.03.2024). Yargıtay, alacağın varlığı ve miktarının bilirkişi raporu ile saptanacağı bir davada, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulünü hatalı bulmuştur (Yargıtay 6. HD, E. 2025/404, K. 2025/4494, T. 25.12.2025).
  • Asıl alacak bakımından. İcra inkâr tazminatı asıl alacak bakımından söz konusu olur; işlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay 9. HD, E. 2025/3120, K. 2025/5012).
  • Bağımsız dava konusu yapılamaz. İcra inkâr tazminatı, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türüdür; bağımsız bir dava konusu yapılamaz (Yargıtay 6. HD, E. 2025/802, K. 2025/3500, T. 21.10.2025).

Borçlu veli, vasi veya mirasçı ise, hakkında tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır (İİK m.67/3).

Kötü niyet tazminatı

İtirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi hâlinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatıdır. Bunun için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir; alacaklı icra takibini başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez (Yargıtay 3. HD, E. 2023/2017, K. 2024/283, T. 22.01.2024).

Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususunu borçlu kanıtlamalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli kabul edilir (Yargıtay 3. HD, E. 2025/3413, K. 2025/5933, T. 04.12.2025).

İhtiyati haciz ile ilişkisi

İhtiyati haciz kararından sonra takibe geçilmiş ve takibe itiraz edilmişse, açılan itirazın iptali davası süresince ihtiyati haciz geçerliliğini korur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, konuya ilişkin bir kararında, ihtiyati haczin itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği tarihte kesin hacze dönüşeceğini ve sıra cetvelinde bu tarihin esas alınacağını belirtmiştir (Yargıtay 6. HD, E. 2024/1525, K. 2024/4475, T. 28.11.2024).

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali davası hangi sürede açılmalıdır?
İtirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir ve hâkim tarafından re'sen dikkate alınır (İİK m.67/1; Yargıtay HGK, E. 2024/91, K. 2025/398).

İtiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse süre işler mi?
Hayır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği hâlde alacaklının haricen haberdar olduğu varsayımıyla hak düşürücü sürenin başlamış sayılmasını doğru bulmamıştır (Yargıtay 11. HD, E. 2024/6039, K. 2025/1034).

Arabulucuya başvurmadan itirazın iptali davası açılabilir mi?
1 Eylül 2023'ten itibaren, zorunlu arabuluculuk kapsamındaki alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali davalarında ve konusu para olan ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartıdır (7036 s. Kanun m.3/1; TTK m.5/A).

İcra inkâr tazminatı kendiliğinden verilir mi?
Hayır. Alacaklının talep etmesi gerekir. Ayrıca borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması aranır (Yargıtay 9. HD, E. 2025/3120, K. 2025/5012).

Alacağın miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenecekse icra inkâr tazminatı istenebilir mi?
Alacağın tespiti yargılamayı gerektiriyorsa alacak likit sayılmaz ve icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay 4. HD, E. 2021/17324, K. 2024/2703).

İşlemiş faiz için de icra inkâr tazminatı istenebilir mi?
Hayır. İcra inkâr tazminatı asıl alacak bakımından söz konusu olur (Yargıtay 9. HD, E. 2025/3120, K. 2025/5012).

Dava reddedilirse alacaklı tazminat öder mi?
Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, borçlunun talebi üzerine kötü niyet tazminatına mahkûm edilir. Kötü niyeti borçlu ispatlamalıdır (İİK m.67/2; Yargıtay 3. HD, E. 2025/3413, K. 2025/5933).